3 Eylül 2011 Cumartesi

SAVAŞ


Dünyayı kaplar barış,
Olsak daha medeni.
İncele karış karış:
Hiçtir savaş nedeni.

İnsanların savaştan;
Paramparça bedeni.
Çoktur insan; her yaştan
Ona lanet edeni.

          Alaaddin KULA

ÖLÜM


Ölüm, başımızdadır;
Ha biraz geç ha erken.
Bilir de aldırmayız;
Bizler hayat sürerken.
Geçer gider de yıllar;
Ha bugün, yarın derken,
Ne kadar boş zevk, sefa
Ölüm büyük kederken.
Canların bedelini…
Canı, canla öderken.
Hayatın kıymeti de
Ona veda ederken…
Ve birden gelir o an
Ne daha geç ne erken

          Alaaddin KULA

KAFİYE


Lakırdı:
Delalet.
Tembellik:
Rezalet.
Cehalet:
Sefalet.
İmal et!
Tek alet.
Kefalet:
Hayal et.
Ve hakkını,
Helal et.

          Alaaddin KULA

KIRLAR


Kırlardadır estetik
Şehir bir yığın beton.
Kırlardaki kozmetik;
Şehirde buluyor son.

Kokusu şehirlerin:
Uyuşturan bir afyon.
Bana kırları verin.
Sizler takınız papyon.

          Alaaddin KULA

SIR


Vermem kimselere sır,
Doğransam lime lime.
Yaşasam da bir asır ;
Söylemem, tek kelime.

Sır, bir kutsal emanet.
Etmem ona ihanet.
Dua yerine lanet,
Okurlar, ecelime.

          Alaaddin KULA

GÂNİ


Namaz, ezânî,
Bize yabani.
Dünya, fani
Günah: mâni
İster, yani
Bunca cani;
Eh, Cennet hani
Günah, mâni
Nar, zebani,
Nefs Şeytani,
Allah gâni…

          Alaaddin KULA

KEVSER


Sormayın her soruyu;
Ya bilmem ya bilirim.
Gösterin, en doğruyu
Baş da koyabilirim.

Uzay: dipsiz bir kuyu.
Anlar mı hiç beş duyu?
Ölümsüz Kevser Suyu;
Nasıl doyabilirim?

          Alaaddin KULA

GERÇEK


Bana otuz beş yıldır,
Anlatılan gerçekler,
Tek gerçek, hepsi dır dır.
İnsanlar ölecekler.

Ya anla ya da çıldır,
Hiçtir para ve çekler.
O an hepsi atıldır,
Bir fayda vermeyecekler.

Gözleri fıldır fıldır,
Yılanlarla böcekler,
Bilinmez ki kaç yıldır?
Mezarda bizi bekler.

          Alaaddin KULA

ÖLÜME ÇARE


Eskiden bir zamanlar,
Şu bahçe hep mezarmış.
Zanneder ki insanlar
Ezelden lalezarmış.

Dünya bir sihirli küre,
Dön gel, hep aynı yere.
Arama! Ölüme çare,
Yalnız ahrette varmış.

          Alaaddin KULA

ANNE


Hiç kimseyi annem gibi sevmedim.
Gurbet ilde hayat çileli anne.
Çok ağladım bir gün bile gülmedim.
Ben gurbete geldim geleli anne.

Gurbet acı, düşmeden kimse bilmez.
Ne kutsal ki senin sevgin eksilmez.
Kimsecikler okşamaz yaşlı gözümü silmez.
Sen gözümün yaşını sileli anne.

Özledim senin titrek sesini;
Kuş tüyü yumuşak sıcak dizini.
Olmadı senin gibi söyleyen bana ninni.
Ben kendimi bildim bileli anne .
Gurbet ilde hayat;  çileli anne.

                                 Alaaddin KULA

PARA VE İNSAN


Tıpkı bir para gibi,
İki yüzlü insanlar.
Hepsi fukara gibi,
Ona köle olanlar.

Tanımazlar hak, hukuk
İnsanları soyanlar.
Arzuları sonsuzluk…
Yok, paraya doyanlar.

Sahte para vardır da
Yok mu sahte insanlar?
Türedi bu asırda
Melek yüzlü şeytanlar.

          Alaaddin KULA

ÇOCUKLUK


Çocukken yoktu derdim,
Mışıl mışıl uyurdum.
Uçmayı çok severdim
Uçurtma uçururdum.

Sırtımı okşasalar,
Uçar mutlu olurdum.
Dinleyince masallar,
Bir kahraman olurdum.

O günler her nasılsa
Bu günlerdi umudum.
Hayat; gün kadar kısa
Çocukluk da bir yudum.

          Alaaddin KULA

KADIN


Kadın bir gölge imiş
Kovalarsan kaçarmış.
Vazgeçilmez öğeymiş
Bir gül olup açarmış.

Kadın evine çoban
Gülse neşe saçarmış
Kadını kadın yapan  
Yalnız namus ve armış.

Kadına bir el sürsen
İstemezse... öldürsen…
Hatta bir taç giydirsen
Bir kuş olup uçarmış.

          Alaaddin KULA

İNSAN

İnsan, insan olmalı
Bir hiçtir mevki, makam.
Milletinin öz malı
Ha çöpçü ha kaymakam.

Şamatayı hiç sevmem
Ciddidir benim şakam
Eğriye boyun eğmem
Yok,  kimseye fiyakam.

Ortalama bir ömür:
İki haneli rakam.
Elindeyse sefa sür,
Ölümden al intikam.

         Alaaddin KULA

2 Eylül 2011 Cuma

HAYAT


Bir masal gibi hayat
Bir yokmuş ve bir varmış.
İster kuş tüyünde yat
Sonuç yine mezarmış.

Dostun varsa canciğer
Ona sen canını ver!
Düşmanın varsa eğer
Bak! Dünya ne de darmış. 

Yokluğun fukarası
Bahtım kömür karası
Ölüm yaşam arası
Tülden ince bir zarmış.

Kader: gizli tabela
Hem hayır hem de bela
Ölüm bildiren salâ
Kaderlerde yazarmış.

             Alaaddin KULA